Botoks

Botoks uygulaması yüz ve boyun bölgesi kırışıklıkların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.
Clostridium botilinum denen bakteriden izole edilmiş bir toksindir. Halk arasında söylendiği gibi bir yılan zehiri değildir. Bu etken maddenin özelliği kasların sinir uçlarından alacağı uyarıyı iptal etmektir. Dolayısıyla yüzümüzde reflekse, mimik hareketlerine bağlı olarak oluşan hafif ve orta şiddetteki kırışıklıkların giderilmesini sağlamaktır. Cilt kasılmayan kasların sayesinde kendini toparlama imkanı bulur. Hatta daha ileri safhalarda oluşabilecek derin kırışıklıkların oluşumu da önlenmiş olur. Botoks estetik amaçlı olarak kırışıklıkların giderilmesinde kullanıldığı gibi aşırı terleme tedavisinde de güvenle kullanılmaktadır.

Bir Toksin Olan Botox Zararlı Olabilir Mi?
Botulunium toksin 1980’ li yıllardan beri tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır.Estetik amaçlı olarak çok az miktarlarda kullanıldığı için, doğru uygulama sonrasında istenmeyen etki görülmez. Botulunium toksin sadece uygulandığı kas düzeyinde etki gösterir, uygulama bölgesinin dışında etkileri görülmez.

Botox’un Tarihçesi
Botulinum toksinleri ilk olarak 1960’ ların sonlarında nörolojik hastalıkların tedavisi amacıyla incelenmeye başlandı. Botox ilk olarak 1989’ da göz kası hastalıklarının, 2000’ de servikal distoninin tedavisi için FDA onayı aldı. Göz kası hastalıklarının tedavisi sırasında bir yan etki olarak kaşların arasındaki kırışıklıkların yumuşadığı dikkati çekti.

Yüz Bölgesinde Botox Uygulama Alanları
· Kaş arası: Her iki kaş arasındaki dikey çizgilerin giderilmesi amacıyla

· Alın bölgesi: Alın bölgesindeki yatay çizgilerin giderilmesi amacıyla

· Göz kenarları (Kaz Ayağı): Gülme ya da tebessüm esnasında oluşan kırışıkların giderilmesi amacıyla

· Her iki kaş kenarlarının bir miktar kaldırılması amacıyla

· Dudak üst kısmındaki küçük kırışıklıklar: Ağız çevresindeki hareketlerle beraber göze çarpan küçük kırışıkların giderilmesi amacıyla

· Dudak kenarlarındaki dikey kırışıklıkların giderilmesi amacıyla

· Çene (Mental Bölge)

· Gülerken üst diş etinin görünmesinin giderilmesi amacıyla (Tavşan dudak görüntüsünün giderilmesi için)

· Diş gıcırdatma problemi olan kişilerde her iki yandaki çiğneme kaslarına.

· Boyun altındaki platysma adı verilen çizgilerin giderilmesi amacıyla uygulanır.

Botox’un Kırışıklıklar Üzerindeki Etkinliği Nedir?
Teknik olarak Botoks solüsyonu, kırışıklık bölgesinde cilt altındaki küçük kaslara enjekte edilir. Botoks’un etki mekanizması, kırışıklıklara neden olan kasların kasılmasını geçici olarak önlemesidir.
Botoks, içine enjekte edildiği kası bir süreliğine kısmi olarak hareketsizleştirip dondurur. Artık kasılmayan kaslar da kırışıklığı açar. İşlem uzun süre tekrarlandığında bu kırışıklıkların ciltte kalıcı derin izler oluşturması da engellenir.

Hiperhidrozis (Aşırı Terleme) İçin Botox Uygulaması
· Avuç içi

· Ayak tabanı

· Koltukaltı

Bahsi geçen bölgelerdeki aşırı terleme insanları çok rahatsız etmesi nedeniyle (normalin 40 katı kadar) botoks mükemmel bir çözümdür. Yaklaşık olarak 6 ay süreyle hiçbir terleme problemi yaşamayan hasta aşırı terlemenin verdiği psikolojik baskıdan da kurtulur. Yan etkisi neredeyse yoktur. Deriye küçük miktarda botoks zerk edilir. İş nedeniyle sürekli gömlek ve ceket giymek zorunda olanlarda çok faydalıdır. Botoksla terleme tedavisi uygulaması kolay ve etkili bir yöntemdir.

Migren İçin Botox Uygulaması
Migren ve gerilim tipi baş ağrılarının tedavisinde Botox’un kullanımı, tamamen tesadüfi olarak; 1992 yılında bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı olan William Binder’in yüz kırışıklıkları tedavisi yaptığı hastalarında baş ağrılarının da geçtiğini gözlemlemesi sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan ileri araştırmalar ve uygulamalar ile Botox’un migren ve gerilim tipi baş ağrılarına etkisinin, ağrının şiddetini azaltmak ve ağrı ataklarının arasındaki süreyi açmak olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Toplumda sıklıkla görülen, hastaya büyük sıkıntı çektiren, günlük yaşamından koparan ve ciddi iş gücü kaybına da sebep olan migren, nörologlar ya da ağrı uzmanları tarafından tespit edilmekte ve ilaç tedavisi başlanmaktadır. İlaç tedavisinden yarar görmeyen ya da sürekli ilaç kullanmak istemeyen hastalar, tedavi seçenekleri arasında artık Botox’u düşünebilirler. Sonuçta Botox’da bir ilaç tedavisi olmakla birlikte 3-4 aylık etki süresi ve uygulanan hastalarda aynı zamanda daha genç bir görünüm yaratması ile rutin ilaç tedavilerine büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Ayrıca, Botox ile başarılı sonuç alınmış hastalarda Botox’un sinir uçlarına etkisi değerlendirilebildiğinden bu hastalara, tedavinin kalıcılığını sağlayan cerrahi tedavi de önerilebilmektedir.
Botox’un migrene etkisi şu şekilde açıklanabilmektedir: Migren’e sebep olan sinir sıkışmaları, yüz, burun içi ve ensede belli bölgelerde, derinin hemen altındaki çok ince sinirlerde oluşmaktadır. Bu sinirler, alın germe ve kırışıklık tedavilerinde Botox ile gevşetildiğinden aynı zamanda migren de tedavi edilmektedir. Yine bunun tam tersi olarak, migren tedavisi Botox ile yapılan hastalarda, etki süresi 4-6 ay arasında olan, alın ve şakak bölgelerinde estetik anlamda da bir gençleşmiş görüntüye sahip olmaktadırlar ki bu da Botox’ un rutin ilaç tedavilerine bir diğer üstünlüğüdür.

Şiddetli Sırt Ağrıları İçin Botox Uygulaması
Şiddetli kas ağrıları ve kas spazmı tedavilerinde, kaslara botulinum toksin (Botox) enjekte edilmesi son yıllarda kullanılmakta olan bir tedavi yöntemidir. Bu işlem spazma neden olan kasın gevşemesine neden olmaktadır. Genelde enjeksiyonun 6 ay içinde tekrarlanması gerekmektedir.

Diş Gıcırdatma Rahatsızlığı (Bruksizm) İçin Botox Uygulaması
Yeni geliştirilen bir uygulamayla çiğneme kasına botox uygulanarak diş gıcırdatmasından kurtulmak mümkündür. Yanak alt kısmında bulunan çiğneme kasına (masseter kası) belirli noktalardan yapılan botox enjeksiyonu kastaki stresi ve aşırı çiğneme kuvvetini ortadan kaldırır. Kasta rahatlama sağlanır. Geceleri diş gıcırdatma, diş sıkma sorunu ortadan kalkar. Masseter kası çok güçlü bir kastır. Bu süreçte kasa herhangi bir zarar verilmediği gibi çiğnemeyle ilgili hiçbir sorun yaşanmaz. Hasta günlük yaşamında bunun etkilerini hissetmez. Sadece istenmeyen kasılmalar, kontrol dışı sıkmalar ortadan kalkar.
Bu uygulama sadece 5-10 dakikalık kısa bir randevuda yapılabilir, bazı kişilerde birkaç hafta sonrasında ilave enjeksiyon gerekebilir. Hastanın durumuna bağlı olarak, 6-9 ay sonrasında botox’ un etkisinin geçmesine bağlı olarak tekrarlanması gerekebilir.

Botox’un Yan Etkileri
Botox, 25 yıldır tıbbın hizmetinde, birçok hastalığın sağaltımında kullanılmaktadır. Oldukça emniyetli bir ilaçtır. Belirgin yan etkiye yol açmaz, açsa da bu etkinin geçici olduğunu bilmekteyiz. En sık görülen yan etki Botox’un hedeflenmeyen kaslara da yayılarak geçici zaaf yapmasıdır. Bu nedenle, yüz bölgesindeki kaslar daha küçük olduğu için, özellikle yüze uygulanan dozlar çok önemlidir. Bu tedavi yaklaşımı, Botox uygulamasını yapmak için gerekli eğitimi almış hekimlerin elinde oldukça yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.

Botox Kimlere Uygulanamaz?
· Botoks uygulaması kas-sinir sistemini ilgilendiren hastalığı ( myastenia gravis,MS) olanlara uygulanmaz. Ayrıca bazı antibiyotik (aminoglikozit grubu…) tedavisi alanlara, antienflamatuar ilaç alanlara; kas gevşetici (tubokürarin…) ilaç alanlara uygulanmaz. Bu ilaçlar toksinini etkisinin artırabilmektedirler.

· Gebe ve emziren bayanlarda kanıtlanmış bir yan etki olmamakla birlikte olası bir komplikasyona neden olmamak için kullanılmamalıdır.

· Kanın akışkanlığını arttıran ilaç kullanan kişilerde dikkatli kullanılmalı, kullanım öncesi mutlaka ilaç belli bir süre bırakılmalıdır.

Uygulama Öncesinde ve Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uygulamadan 7 ile 10 gün öncesinde pıhtılaşmayı giderici (aspirin, coumadin), vitamin C ve E gibi ilaçlar kesilmelidir. uygulama sonrasında 4 saat uzanmamak ve öne eğilmemek önerilir.

Botox Uygulamasının Uzman Hekimlerce Yapılmasının Önemi
Botoks bu konuda eğitim almış uzman doktorların uygulaması gereken bir ilaçtır. Aksi takdirde, hem etkisi tam olmayabilir hem de geçici göz kapağı düşüklüğü gibi problemler ortaya çıkabilir.

Cerrahi operasyonlara hazır olmayan hastalarımızın, medikal estetik taleplerini karşılarken en önemli amacımız doğal görünümü ve bu görünümün devamını sağlamaktır.